Ana sayfa | Hakkımda | İletişim | Sosyal platform
Cehalet köşem
Mutluluk diyarı; uzaklar...

Uzaklarda bir köşe, öyle bir köşeki bu köşe, özgürsünüz, hayal ettiğiniz her şey hayalinizle canlanıyor bu köşede. Kimsenin olmadığı, bakıp daldığınız bu uzaklar diyarı, his denilen duygunun kökü, tohumudur belkide. O diyarda yaşadığınız her duygunun durmaya yakın bir kalbi nasıl canlandırdığına şahit oldunuz mu hiç? Siz bitti derken uzaklar diyarından gelen o his "daha dur, yeni başlıyoruz." diyor. İyi diyor, desinde. Çünkü taş olmak heyecan vermiyor.

Uzakların etkisi ne güzel onarıyor insanı. Uzaklar diyarına gezmeye gitmek iyi gelir insana. Sessizlik...

Eğer uzaklar diyarının verdiği hazzı tatmış iseniz dünyadan öyle bir soyutlarsınızki kendinizi, duyularınız o hazzın sarhoşluğuyla işlevsiz kalır. Hayali olduran, mutlu eden bir diyar bağımlısı olduktan sonra her şey yavaş yavaş düzelmeye başlar hayatınızda. Kendinizi onarılmış bir şekilde, bulmuş bir şekilde dönersiniz o diyardan. Olmasını istediğiniz şeylerin, belkide hiç olmayacağının bir önemi kalmamıştır. Çünkü o diyardan gelen için olmamazlık üzmez kişiyi. "Olsun..." der. Beklemek haz vermeye başlar olmasını istedikleri için. Mutluluk ne güzel şekil değiştirdi değil mi? Olunca mutlu olacağız dediğimiz şeyler artık olmadığı süre boyunca bizi mutlu ediyor.

Uzaklar diyarı nasılda dinamikleştiriyor sabit bellediklerimizi, duygularımızı, hislerimizi. Ne güzel nasihatla dönmüşüz ki bardağın her tarafından  bakarak mutlu olmayı öğrenmişiz. Kim var bu uzaklar diyarında, kim o eli öpülesi?

Uzakların; mavisi, yeşili, sarısı, bütün renkleri midir bu insana iyi gelen ilaç? O renklerin içinde yüzerkenki düşüncelerimiz mi? Uzaklar diyarına sakladıklarımıza bakmaya gitmek mi yoksa? Kimleri, nerleri sakladık o diyarımıza? Güldüklerimizi, paylaşdıklarımızı, sevgimizi, mutluluklarımızı ne güzel bir diyara saklamışız değil mi? Kuruduk artık, bittik, haşerelendik dediğimizde oradan hayat bahçemize tekrar kök saldıracak taze, temiz, güzel kokulu tohumlar nasılda savruluyor değil mi? İyikide biriktirmişiz bu tohumları, saklamışız en güvenli diyarımıza. Hissettiğimiz zamanlardaki verimliliğimizi iyi değerlendirmişiz, aferin bize.

Diyarınıza arada bir gezintiye çıkmak sizi yenileyecektir. Bırakın dış dünyayı o zaten orada. Yeşilin, mavinin, bütün renklerin olduğu diyarınıza gidin. Oturun sessiz bir uçuruma, dağın tepesine, mavinin kenarına, ağacın altına, esintinin karşısına... Açın uzaklar diyarınızın kapısını, saatlerce gelmeyin oradan, yüzünüz gülünceye kadar bekleyin orada, dolaşın, gezin, keşfedin...

Haydi görüşürüz, ben bir tur daha atacağım uzakların diyarına.

Erkan ÇAVUŞ
19.10.2018

ELEKTRO ÇAVUŞ
Ana sayfa | Hakkımda | İletişim | Sosyal platform | Android market | Tişört market
ELEKTRO ÇAVUŞ2012 | elektrocavus.com