Ana sayfa | Hakkımda | İletişim | Sosyal platform
Cehalet köşem
Farklı olma içgüdüsü...

Her insan farklıdır, her yönüyle farklıdır. Bu yüzden herhangi iki insan hiç bir klasmanda karşılaştırılamaz. Ama ne yazıkki bu durum günümüzde mevcut. Bunu genel manada şu şekilde betimleyebilirim galiba; en fazla ay'a gidebilmiş insanoğlunun evren hakkında yorum(net, kesin yargılar ile) yapma cürreti göstermesi. Ben buna cehaletin daniskası diyorum. İki insanı karşılaştırmakta buna bir örnek.

Hayran kalınası bir durumdur ki insan, geldiği bu dünyada ne ile karşılaşacağını biliyormuşçasına fizyolojisi bu duruma refleks gösteriyor. Bir nevi otomatik sigorta denebilir. Hayata bağlı kalması için. İnsan psikolojik olarak bu kıyaslama durumuna maruz kaldığında(kıyaslama karşısında kaybeden taraf) en kısa sürede kendini otomatik olarak avutuyor. Ve bu avutmanın en derin manasında her insanın farklı olduğu bilgisi yer alıyor. Bu sefer kıyaslama ortamında kaybeden kişimiz ters tepki olarak kendisi için kıyaslama yapıyor, farklılıklarını ortaya koyuyor kendi içinde. Tek taraflı olarak üstesinden gelmek ne kadar zor olsa da psikolojik manada refleks işe yarıyor.

İnsan bu refleksten sonra kendini önemli(değerli) hissediyor ki bilinmesi, farkedilmesi gerekede bu her birey için.

Şunu anlıyorum ben buradan; bireyin insanlar içindeki farkı bir nevi besin kaynağı. İnsan bu durumdan haz duyuyor ve kendini güçlü hissediyor. O zaman toplumdaki dengesizliğin en büyük nedenini insanların kendisini bilmemesidir demek doğru olacak gibi. Çünkü kendini bilen her birey bu besin kaynağından yararlanacak ve bugün bu besin kaynağını elde etmek için gerekli görülen adaletsiz yarışa gerek kalmayacaktır.

İşin temelinde eğitim yatıyor demek mantıklı bir tespit olacaktır. Fakat bu eğitim bireylere nasıl enjekte edilecek? Sorun burada. Bu noktada en hızlı sonuç gösterecek çözüm ise bu besin kaynağının öneminin farkında olan ailelere düşüyor. Çünkü eğitimin ilk basamağı onlar.

Bu besin kaynağındaki dengesizlik ideal toplumun bütün dengesini bozuyor. Rotalar sapıyor, şansına rotayı tutturanlar bu besin kaynağına ihtiyacından fazla sahip oluyor. Bu fazla sahip olma durumu bireyin kendisini aşırı üstün görmesine zemin hazırlıyor. Betimlemek gerekirse; bir kamyon şeker tozunun içine düşmüş karıncayı örnek gösterebiliriz. Bu haldeki bir karıncanın, en temel ihtiyaç olan beslenmenin aslında en son ihtiyaç duyulan şey demesine şaşırabilir miyiz?

Buraya kadar birşeyler karaladıktan sonra bu dengesizlik hali bir ihtiyaç mıdır acaba demeden geçemiyorum. Veya bizim dengesizlik dediğimiz şeyler bir üst akıl için denge midir acaba? İdeolojik açıdan yaklaşacak olursak İslam dini, her açıdan toplumu dengede tutmaya çalışan bir dindir. O zaman bir üst akıldaki dengesizlik hali de dengesizliktir diyebiliriz. Ama insanlığın varoluşu ve sonu kapalı aralığı için bundan emin olamayız. İnsanlığın varoluşu ve sonu bir parçayı temsil ediyorsa bu tek parça üzerinden genelleme yapıp bir sonuca varmak yazının başında bahsettiğim cehalet kavramı ile bire bir örtüşmüş olacak.

Yine kısır döngüye girdik. Bence insanın beyni engellenmiş. Bir noktadan sonra başa dönüyoruz. Truman Show filmi bu durumu bir parça resmetmiş galiba.

SONUÇ: For(;;)While(1);

16.03.2018
Erkan ÇAVUŞ



ELEKTRO ÇAVUŞ
Ana sayfa | Hakkımda | İletişim | Sosyal platform | Android market | Tişört market
ELEKTRO ÇAVUŞ2012 | elektrocavus.com