Ana sayfa | Hakkımda | İletişim | Sosyal platform
Cehalet köşem
Yersen, yerim paradoksu

Dedim bugünde şu saçmalığı anlatayım. Böyle bir girişten sonra başlayalım.

Para kazanılan her yerde sahte davranış silsilesi kol geziyor. Zor meslekler bence bu sahte davranışların olmak zorunda olduğu mesleklerdir. Mesela bunların arasında hosteslik var, hayret ediyorum bütün yolculara nasıl güler yüzle "güle güle, yine beleriz, iyi günler..." diyebildiklerini, hani yolcularda biliyor içten gelerek demediklerini yüzde 90'lık kesim suratlarına bile bakmıyor. Ama her harükarda iyi izlenim bırakıyor yolcudaki halen daha devam ediyor bu saçmalık. Hani ben, zorunluluktan söylese bile ayıp olmasın diye de deyip, biraz gülümserim. Sahteliğe içten gülümseyecek halim yok. Bellboy(yeni baktım valiz taşıyan, bahşiş alan kişiye verilen admış), resepsiyon görevlisi, garson... Saymakla bitmez. Allahtan insan selinin fazla olduğu sektörlerde bu durum yok(birde paranın cüzzi olduğu diyelim). Örnekler; dolmuş, metro, şehirler arası otobüs, feribot...

Dolmuştaki, otobüsteki adama selam verirsin suratına bakmaz. Kızdığımdan demiyorum, sabahtan akşama her inenin, binenin selamına karşılık versem dinden soğurum herhalde. Ama yolcu da bilemeyeceğinden mütevellid şöförden geri besleme alamayınca bozulmuyorda değil hani. Geçen sene bir müşteri dolmuş şöförüne 2 TL'yi 5 kuruş, 10 kuruş şeklinde verdi. Dolmuş şöförü paraları camdan fırlattı. Evet, şahit olduğum bir durum. Demem o ki, siz selamınızı verin almazsa üzülmeyin. Düşük gelir düzeyindeki sınıf(evet sınıf ayrımı var) geçim derdinde haklı olarak, pek ilgi beklememek lazım.

Ama dikkat ederseniz paranın genliği ile sahte ilgiler doğru orantılıdır. Şahsen sahte ilginin yerine dolmuşçudan azar yemeyi yeğlerim. Hele restoranlar işin en güzeli, "efendimler, hay haylar, emredersinizler, 50 yaşındaki adamın bana abi demesi" yapmayın Allah aşkına sizde biliyorsunuz bunu zorunlulukla yaptığınızı bizde. Hani birde yaş 50 olunca inandırıcılığı kalmıyor. Tamam satış taktiği ama dışarıdan çok kötü gözüküyor yahu... Ha..! birde kaldı mı halen bu taktiğin kurbanı olanlar? Belliki kalmış. Şimdi doğruya doğru, benim 50-60 yaşındaki doğduğu şehirden hiç çıkmamış, çıkamamış teyzem, amcam, ninem çıkınca bu ilgiyi görünce hoşlarına gidiyor.

Sağlık sektörünü bilemeyeceğim ama onlarında hipokratı var. Ekmek kırıncada geçmiyor. Genelde içten davranıyorlar ama. Zaten davranmayan yine bizim dolmuşçu abimiz gibi. Belli oluyor hemen en azından.

İstisnaları ayırarak bu yazımızada noktayı koyalım. Sabahtan akşama işi öğrencilere çay vermek olan iki tip insan ile(beleş değil, babasının hayrınada çalışmıyorlar). Birinci tip insan öğrenci elindeki çay markasını yere düşürdü diye böbürlenerek çayı doldurur, öğrenci arkasına döndüğünde küfür eder. Diğeri elinizde marka olup olmamasının bir önemi yok, "bana çay verebilir misiniz?" der demez en nazik haliyle çayınızı verir. Sahtelik içermeyen afiyet olsununu der. Para ikinci plandadır.

İnsan seven herkesi bu yazdıklarımdan tenzih ediyorum.

19.03.2018
Erkan ÇAVUŞ

ELEKTRO ÇAVUŞ
Ana sayfa | Hakkımda | İletişim | Sosyal platform
ELEKTRO ÇAVUŞ2012 | elektrocavus.com