Ana sayfa | Hakkımda | İletişim | Sosyal platform
Cehalet köşem
Kıyaslamak neden bu kadar önemli?

Ben artık bu durumun bir enerji kaynağı olduğunu düşünüyorum bazı insanlar adına. Hatta bir bağımlılık. Çünkü uzun veya kısa vadede haz duyuyor insanlar bu kıyaslamadan. Sözüm kendini başkasıyla kıyaslayıp aradaki farktan dolayı haz duyan bireyler içindir. (1)

Bir diğer sözüm ise yukarıdaki anlattıklarımın tersine sahip olan bireyedir. Kendini kıyasladığı kişiden küçük gördüğü için ilerlemiş ilişkilerine bir anda mesafe koyabilir bir anda tavır alabilir. Bu durum karşıdaki insanı şaşkına uğratır, hele az çok görmüş geçirmiş ise hiç takmaz yoluna devam eder karşıdaki insan. Bizim kişimiz daha da bir serzenişte bulunur bu duruma.(2)

(1) paragrafındaki durum, (2) paragrafındaki durumun hedefine ulaşmış halidir.

Çok tuhaf, neden bu kıyaslama yoluna girdi ki A veya B kişisi? İnsan bu kıyaslama olayına neden ihtiyaç duyar. Burada ilk aklıma gelen cevap şu; statü! Özentilik hali bir nevi. Ama bu durumu kendine sessiz sinema oynarken bile söyleyemez. İstisnaları boşverin şimdi(istisna denir insanın kendisi yaptı denmez zaten). İnsanın bundan bir haz duyduğu kesin her bağımlılık gibi. Bakın ne keşfettik; statü peşinde koşmak(özentilik hali) bir bağımlılık.

Bu durumu hayatımızın her alanında görebiliriz. Ev, okul, iş, arkadaş çevresi...

Bakış açımızı genişletelim biraz. İnsanın fıtratına gideceğiz gibi yine. Şu bir gerçektir ve kıt aklımız için çok acıdır ki herkes eşit şartlar altında gelmiyor bu dünyaya. Yani ortada kaotik bir durum söz konusu. Düzen lazım. Acaba insanlar bu bağımlılığıyla farkında olmadan bu kaotik ortamı düzenlemeye mi çalışıyor? Şöyle düşünebilir miyiz? "Her yönü ile adalet, eşitlik(herkese ayrı dünya) arayışı". Statü arayışı kendini ait olduğunu hissettiğin bir topluluk içerisinde eşit ve aynı şartlara sahip olmayı istemek değil midir bir nevi? Ama bu dünya için bu eşitliğin hiç bir zaman olmayacağını söylüyor aşağıdaki formül.

Formül şu; limit sonsuza giderken eşitlik, adalet. Yani bu dünya için imkansız.

Sonuç olarak ne çıkaracağız o zaman? Kıyaslama insanın fıtratında olan bir olgu mudur? O zaman (1) paragrafındaki kişiye de (2) paragrafındaki kişiye de kızmayalım. Zaten ikisinde aynı kişi.

Ama insanın elinde olan bir şey var. O da şudur ki kıyaslamayı tatlı bir rekabet ile yapmaktır. Kendini ezmemektir. Fazlayım diye böbürlenmemektir. Bu göreceli bir durumdur. Eksik olduğun konuları bilip, hayıflanmak yerine o konu hakkında üstün kişilerden edebinle feyz almaktır. Ne dedik biz yukarıda, hiç kimse eşit şartlar altında gelmiyor bu boşlukta asılı olan toz zerresine. Bu sende olan birşeyin başkasında olmadığını net bir şekilde söyler bize. Düzeni bu şekliyle; nasıl limitin sonsuza gittiğini varsayıyor isek bu dünya içinde düzenin ve adaletin oluştuğunu varsayabiliriz.

"Edep ile" kıyaslama yapmaktır asıl olan, önemli olan, nedensiz olan.

 

14.03.2018

Erkan ÇAVUŞ

ELEKTRO ÇAVUŞ
Ana sayfa | Hakkımda | İletişim | Sosyal platform
ELEKTRO ÇAVUŞ2012 | elektrocavus.com